?´Karıyla koca yatak odalarına bir dolap almak için çarşıya giderler. Bir esnafla anlaşıp beğendikleri bir dolabı alıp yatak odalarına yerleştirirler. Daha sonraki günlerde dolaptan sesler gelmektedir. Özellikle hemen evin önündeki yoldan kamyon geçerken çeşitli sesler çıkarmaktadır.
Evin Bay´ı o gün işe gider. Eşine bir usta getirip dolaba baktırmasını söyler.
Ertesi gün bayan bir usta getirir. Yoldan kamyon geçerken, dolaptan sesler çıktığını söylerler.
Usta, dolabın sağına, soluna bakar, her tarafını kontrol eder. Dolapta bir sorun tespit edemez.
Bayana ?´Tek çarenin dolabın içine girip yoldan bir kamyonun geçmesini beklemekten başka çare yok´´ der.
Biraz sonra usta dolabın içine girer, kapıyı kapatıp, yoldan kamyon geçmesini bekler?
Daha sonra ev sahibi bay eve gelir, kapıda bir çift erkek ayakkabısı olduğunu görür. Evin tüm bölmelerine hızlıca bakıp, yatak odasındaki dolabın kapısını açınca, çıldırmış gibi´´ Kimsin, ne arıyorsun burada´´ diye bağırır.
Tamirci çok zordadır.
Vallahi Bay´ım ?´Kamyon bekliyorum desem siz inanmazsınız´´ der?.
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Bir sohbet ortamına ister istemez kulak misafiri oldum. Orada olanlar bir dert dinleyiciye, heyecanlı bir şeyler anlatıyorlardı.
?FETÖ´ Terör Örgütü´nün 15 Temmuz darbe girişiminden sonra işine son verilenler olduğu, konuşmalarından anlaşılıyordu.
Birisi:
?´Ben ?FETÖ´ Terör örgütünün desteklediği sendikaya üye oldum. Beni yanımdaki arkadaş zorla üye yaptı. Sendika da ileriki günlerde seçim olacakmış. Sendikanın başkanlık seçiminde ?´Bana oy kullan ertesi günde istifa et´´ dedi. Arkadaşın hatırı için geçici olarak sendikalarına üye oldum, olmaz olaydım. Ben ne hain´ FETO´yla ne de orayla uzaktan yakından ilgim alakam yok´´ diyerek feryadı figan ediyordu.
?´Ben öldüm, ben bittim´´ diye avaz avaz bağırıp,´´ Ben derdimi kimlere anlatayım´´ diyordu?
İkinci bir kişi:
?´Karı, koca ikimizi de işten attılar. Biz ne bilelim bunların bir terör örgütü olduğunu. Bunların sendikasına üyede olduk, okullarında çocukta okuttuk. Hatta bu devlet özel okulda okutuyorsunuz diye bize destekte veriyordu.
Madem öyleyse bana niçin destek verdiler, niye o sendikaları, o okulları kapatmadılar. Şu anda karı koca işsiz kaldık. Artık yaşamak için babamın evine taşınmaktan başka çarem kalmadı. Onurumuzla yaşamak için köyde çobanlıkta olsa yapacağım. Allah kahretsin ?FETO´ mu, ne zıkkımsa şerefsizin sinsi emellerine kurban olduk. Bizler de dini vecibelerimizi yerine getiriyoruz zannediyorduk. Keşke ölseydik bu günleri görmeseydik, biz şimdi ne yapalım´´ diye söyleniyordu.
Yine, orada olmayan başka birini örnek vererek tombul, birazcık şişman olanı anlatmaya başladı:
?´Arkadaşın biri terör bölgesinde çalıştığı için evine en yakın ?FETÖ´ nun okuluna çocuklarını veriyor. Aynı zamanda da mecburen Zaman Gazetesi´ne abone yapıyorlar. Kişiyi iyi tanıyorum. O arkadaşın ?FETÖ´ ile uzaktan yakından ilgisi yok. Onun çocuklarını ?FETÖ´ nün okuluna göndermesi sadece teröre karşı alınmış bir önlemdi. Evi okula yakın olmasaydı kesinlikle çocuklarını o okula göndermezdi. Yazık, onu da açığa almışlar´´ diye anlatıyordu.
Şimdi beyler´´ İğneyi kendinize çuvaldızı başkalarına batıralım´´ ne kadar acıyor değil mi?
Bu ülkede on beş Temmuzda tarihimizin en kanlı, en hain, en alçak bir darbe girişimi olmuştur. Elbette devletimiz demokrasimize kastetmek isteyen bu hainlere gerekli cezaları verecektir. Yalnız acele etmeden, kimseyi haksızlığa ve hukuksuzluğa uğratmadan yapmalıdır.
On yedi yirmi beş arlıktan öncekiler iyi sonrakiler örgüt üyesi demek milletin aklı ile dalga geçmek gibi bir şeydir.
Bu ülkede sadece siyasiler yanılmaz ve uyanmaz. Sizleri kandıran sizleri yanıltan bu örgütün, halkımızın büyük bir kısmını aldatacaklarını unutmayınız. Bunların içinden bir tek bile vatandaşımız haksızlığa uğramışsa bunun sorumluluğu ve vebali çok büyüktür. Savunmaları alınmadan KHK ile birçok vatandaşımızın işine son verildi. Bu işler Merhum Kemal Sunal´ın´´ Bekçiler Kralı´´ filmindeki ekmek fiyatını el yordamı ile belirlemesine benzemez. Sizlerin yaptığı veya yapacağı hatalarla bir insanın, bir ailenin, bir geleceğin var olması yok olması olacağı unutulmamalıdır.
Baktım tanımadığım kulak misafiri olduğum bu insanlar derdini anlatacakları bir merci bulamıyorlar.
Bende yavaşça söze karıştım.
Tüm gözler bana doğru çevrildi.
Belli ki kanayan yaralarına azıcık umut, birazcık merhem, belki bir ilaç bekliyorlardı.
Beyler:
Atatürk yurdu düşmandan kurtardıktan sonra cumhuriyeti kurarak ülkenin en ücra köşesine kadar okullar getirerek hepimizi eşit yurttaş, eşit vatandaş yaparak okuttu, uygar milletler topluluğuna kattı. İçimizden bazıları bunu anlamayarak eğitimli de olsak şeyhlere, dervişlere beynimizi teslim ettik. Demokrasinin önemini, kıymetini maalesef bazılarımız kavrayamadık. Hükümetlerin bazıları oy kaygısı yüzünden uyguladığı yanlış eğitim sistemleriyle vatandaşlarımızın pek çoğu bu politikaların kurbanı oldu.
Sizlerle bu konuşmaları 15 Temmuzdan önce yapsaydık sohbet böyle devam etmeyebilirdi. Bana ne çok dinden, imandan bahseder, FETO´yu Cennet´in Nuri´si, beni, ise cehenneme atıp, çıkarır, söylem ve hareketlerinizle ne çalımlar atardınız. Şu anda ortalık toz duman. Allah doğrunun yardımcısı olsun. Sizi dolabın içinde yakaladılar!. ?´ Kamyon bekliyoruz´´ deseniz, kimselere inandıramazsınız. Zaman her şeyin ilacıdır. Doğruysanız, korkmayın, eninde sonunda hak doğruyu bulacaktır, dedim.