Yine bir seçime oy vermeye çok az bir zaman kaldı. Partiler programlarını ve vaatlerini son surat açıklayıp duruyorlar. Parti yetkilileri yapıp yapamayacağından çok seçmenleri nasıl kazanır, tercihlerini nasıl lehime çeviririm hesabı yapmaktadırlar. Maalesef her dönem kanan, kandırılan seçmen yine kandırılacak gibi gözüküyor. ?´ Yalancı çoban´´ iki kereden başka kimseyi kandıramadı da oduna, kömüre, mercimeğe, nohutta oy veren halk, bir türlü uyandırılamadı.
Sevgili seçmen kardeşlerim:
Önümüzdeki Pazar günü ülkemizin geleceğine, huzuruna, sükûnuna oyunu vererek belirleyeceksin. Senin verdiğin o bir oy, tahmin edemeyeceğimiz kadar önemli ve değerlidir. Bakın o bir oy, neler yapar, bizleri nerelere getirir:
O bir oyla, akıp giden kara bir yazgıyı, aydınlık bir geleceğe çevirebiliriz?
O bir oyla, bir sultanı tahtından indirip, yaptığı tüm yolsuzlukların hesabını sordurabiliriz?
O bir oyla, bağnaz, gerici bir eğitimi, çağdaş bir eğitime dönüştürebiliriz?
O bir oyla, kadınlarımıza hür, bağımsız ve özgürce yaşama hakkı sunabiliriz?
O bir oyla, Türklüğümüzü, birlik ve beraberliğimizi yeniden tahsis edip tüm etnik ayrımcılığı yok edebiliriz?
O bir oyla, İstiklal marşımızı, andımızı yine korkusuzca gür bir sesle söyleriz, söyletebiliriz?
O bir oyla, karnımız tok, sırtımız pek olur, alın terimizin karşılığını alır, herkese iş olur, medeni oluruz, çağdaş oluruz.
O bir oyla kimseden korkmadan ben halkım, milletim deriz. Milletvekilleri benim vekilim, ben onlardan korkmuyorum, asıl olan benim, onlar benden korksun deriz.
Sakın ola ki bir oyla ne olacak demeyelim. Geçen seçimde Yalova da belediye başkanlığı bir oyla kazanıldı veya kaybedildi. Kesinlikle oyumuzu kullanalım. Eğer kullanmasak daha sonraki olumsuzluklarda ortalığı velveleye vermeye gerek yok. Tüm olumsuzluklardan şikâyet hakkımız olamaz. İşte o zaman başkalarının karar verdiği, oy kullanarak getirdiği kişilerle hayat sürmeğe mecbur kalırız. Kendi arzuladığın bir hayatı yaşamayıp, başkalarının yön verdiği bir geleceği yaşamak zorunda kalırsın.