Her dönem az çok torpil ve eş dost kayırmacılığı yapıldığını biliyoruz. İnanın geçen süre içerisinde bu kadar torpil, bu kadar adam kayırma, bu kadar yolsuzluk ve bu kadarda yapılan yolsuzlukların üzeri örtülmeye çalışan bir hükümet daha görülmemiştir. Bu zamana kadar insanları kandırıp inançlarıyla dalga geçerek oy devşiren başka bir siyaset anlayışı olmamıştır. Ne zaman oylar düşmeye başlasa, halkın ilgisi azalsa ertesi gün din iman lafı ve cami yaptırma hikâyeleri Türkiye’nin gündemi oluyor. Şunu artık Türkiye siyasi partileri anlasın ki yüksek seviyeden bağırarak milletin inançları üzerine konuşursanız Türk siyasetinde bayağı pirim yapıp oy alacaksınız demektir.
Dini sık sık kullanıp bundan pirim sağlayan bir hükümetin bakanlarının ve milletvekillerinin yakın akraba eş ve dostlarına nasıl ballı kaymaklı işler ayarladıklarını hepimiz gördük, duyduk. Bundan önceki beğenmedikleri DSP, MHP, ANAP Hükümetinin getirdiği KPSS ile torpil mekanizmasının çalıştırmayarak fakir fukara çocuklarının nasıl işe girdiklerini de hepimiz biliyoruz.
Tüm bu yaptıklarınız kul hakkına girmiyor mu? Yaklaşık on iki yıldır nemalandığınız din tüccarlığı en çokta kul hakkına önem vermiyor mu? Kuldan utanmıyorsanız Allahtan korkun bari. Fakir fukara kim bilir ne çilelerle, ne zorluklarla okula, dershanelere gittiler. Boğazından, ısıtma ve aydınlatma giderlerinden kıstılar. Çocuklarımız okusun da bir yerlere yerleşsin, bir iş güç sahibi olsun, alınlarının teri ile helal para kazansın diye.
Gücüyün yetmediği kişiler tarafından hakkının yenilmesini, çevrendeki insanlara umut olmayı, özlemle bende büyüdüm deyip senden ümit bekleyen annene babana, senden küçük kardeşlerine umutolmak ne demektir bilir misin?
Senin torpilli olarak girdiğin o yerler kaç kişinin hayalini yıktı, kaç kişinin geleceğini söndürdü, kaç kişinin gelecekle ilişkisini kesti, bilir misin?
Evet, bir eli yağda bir eli balda olanlar bilemezler. Onlar sadece etraflarında olan menfaat halkalarıyla sofrasındaki yiyeceklerin çeşidini çoğaltmaya çalışırlar. Daha iyi elbise daha iyi ev, daha iyi sükse ile dünyada almadıkları zevk in kalmamasına çalışırlar. Fakirleri amaçlarına ulaşmak için sadece basamak olarak kullanırlar.
Ya sen fakir kardeşim. Cebinde yok beş para gezersin sabah akşam. İş bulamazsın, karnın yarı aç yarı tok olmuşsun avare. Yine de sarayı sen savunur, zenginin közünü önüne sen deşersin üşümesin diye.
Torpilli atamalar o kadar ayyuka çıkmışken istisnai kadrolara yandaşları doldurarak, geleceklerini kararttıklarının farkında değiller. Bu yapılanlardan elbette bir gün hesap sorulacak. Yapılan yolsuzluklar elbette bir gün nasıl yaptın, niçin yaptın denecektir. Yediğiniz kul hakkının en büyük sorgusu ve ifade vereceğiniz anlar Allah’ın terazisinde olacaktır. Yediğiniz kul hakkı size budünyada rahat yüzü göstermediği gibi öbür dünyanızı da karartacak, kendi geleceğinizi mahvettiğiniz gibi ailenizin ve çocuklarınızda geleceğini karatıp, mahvettiğinizi anladığınızda iş, işten çoktan geçmiş olacaktır. Öbür dünyaya kul hakkı ile gitmek en büyük aptallık olacaktır.