CÜNEYT TÜRKOĞLU

Tarih: 04.10.2022 12:20

TOST

Facebook Twitter Linked-in

Balıkesir’in güzide ilçelerinden birisi olan Ayvalık, doğal güzellikleri yanında tostuyla da ünlü bir yerdir.

Diğer tostlardan farklı olan Ayvalık tostunun önce malzemelerine bakalım.

Sosis, salam, sucuk,

Tost ekmeği: Ekmeğini futboldan yiyen futbolcularımız, artık ekmek yemeyi bırakıp futbol oynamaya, kendilerini futbola, gerçek mesleklerine vermeleri gerekiyor. Versinler ki yedikleri ekmek helal olsun.

Domates: Domates bile güneşi sıcağı görünce kızarır ama maalesef takım ateş hattında iken yüzleri kızarmayanlar var. Hem yönetim, hem futbolcu kısmında.

Rus salatası: Genelde bir olay karşısında bilgi sahibi olmayınca “Olaylara Fransız kalmak” deyimi kullanılır. Burada Fransız değil de Rusları kullanacağız. Bizdeki bazı futbolcu ve yöneticiler futbola karşı Rus kalıyorlar. Böyle bir ekipten büyük başarı beklemek de hayal oluyor.

Salatalık turşusu: Bazı oyuncularımız ısrarla 11’de yer bulurken bazı oyuncular yer bulamıyor. Sanırım turşu kuracağız onlarla.

Kaşar peyniri: Kaşarın eski olanı makbuldür. Eski kaşarın lezzeti de bir başkadır. Kulüp içerisinde de artık eskimeye yüz tutmuş, tabiri caizse kaşarlanmış kişiler bulunmaktadır. Kaşarlanmak Türk Dil Kurumuna göre mecazi olarak “Hoşa gitmeyen bir harekete veya bir işe alışarak artık ondan üzüntü duymaz olmak” anlamına gelir. Yani takımın yenilgisini bile artık normal karşılayanlar, kaşarlananlar var. Bunlara söylenecek de bir söz var: Eski kaşardan tost olmaz!

Tostun nasıl yapıldığını anlatacaktım ama malum eski kaşar olduğu için tarifi veremiyorum. Yine de isteyen olursa bana ulaşabilir, onlara anlatırım. Zaten Ayvalıkgücü takımı da bize tostu yedirdi, afiyet olsun.

Bu takım iç sahada kaybetmeye devam ederse böyle tarifler vererek ek iş olarak aşçılığa başlayacağım sanırım. Kulüpte her türlü yiyen olduğu için aşçılık da zevkli olur.

*****

Maça gelirsek Eynesil maçına göre daha iyi bir ilk yarı oynadık. Mücadele gücümüz de iyiydi ama gol bulamadığımız her maç bizim için çok zor olacak. Biz ilk golü atamadıkça rakip de cesaretleniyor ve onlar golü bulunca çıkarması da çok güç oluyor.

Özellikle iç sahada oynarken Taner ve Cihad ikilisi forvette beraber oynarsa daha zengin bir hücum varyasyonlarımız olabilir. İkisinin de tek forvet oynadığı durumlarda hücum gücümüz eksik kalıyor. Deplasmanda tek forvet oynayabiliriz ama iç sahada bu anlayışla kazanmamız çok zor.  Deplasmanda böyle hücum yapmaya, topa sahip olmaya ve direkt kazanmaya oynamadığımız için daha rahat maç çıkarabiliyoruz ama iç sahada bunu yapamayız.

İç sahada maç kazanamayan takımın da başarılı olması imkansızdır. Deplasmanda da bir yerden sonra puan almak daha da zorlaşacak. O yüzden iç saha maçları için yeni şeyler üretmek zorundayız.

Gelecek haftayı maç yapmadan geçireceğiz. Bu ara şu an için ilaç gibi gelebilir. Özellikle orta sahada Burak’ın hala sakat olması, kanatta Savaş gibi bir oyuncunun da sakatlığını atlatamaması ve Barış’ın da henüz hazır olmaması sebebiyle orta saha ve hücum gücümüz oldukça düşük ilerliyor. Eksikler gelince daha iyi bir takım izleyebileceğimizi düşünüyorum. Tabii teknik ekip önemli eksikleri görüp doğru hamleler yaparsa.

Son olarak da taraftar ile yönetim arasındaki gerginliğe değineceğim. 3 taraftar grubumuzdan ikisi yönetimi istifaya davet etti. Sadece statta değil, sosyal medyada da bu isteklerini yinelediler. Bu istifa talebinin içinde başkan, yöneticiler, teknik heyet üçlemesinden hangileri öncelikli derseniz genel kanı yönetici olarak ortaya çıkıyor.

Büyük bir şehir değiliz, herkes caddede birbirinin yüzüne bakıyor. Ne yönetim, ne başkan ne de teknik heyet ulaşılamaz değiller. Kimse de bu koltuğun sahibi değil, herkes gelip geçici. 3.ligde bir takımımız var, bu takıma sahip çıkmalıyız. Küme düşersek zaten bitmeye yüz tutmuş Kırıkkale futbolu tamamen bitecektir. Artık statüsü de çok zorlaşan bölgeselden de çıkmak bizim için imkansıza yakın olur. Hepimizin gayesi belli. Taraftar grubu liderleri, başkan ve yöneticiler, teknik heyet ve futbolcular bu maç arasında bir araya gelip sorunları çözme yoluna gitmelidir. Sorumluluk hisseden ve başarısız olduğunu düşünenler de taraftar ile daha da kötü olmadan gereğini yapmalıdır.

Yıkıcı değil, yapıcı olabilmek ve artık başarı konuşabilmek dileğiyle…

 

 

 

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —