Tarih: 03.03.2011 01:28

ORTA DOĞU?DA Kİ AYAKLANMALAR TÜM DÜNYAYI ŞAŞIRTTI

Facebook Twitter Linked-in

DEMOKRASİNİN MERKEZİ ORTA DOĞU

AK Parti Kırıkkale Milletvekili Vahit Erdem toplantı da şu sözleri dile getirdi; ?Öncelikle, bu vesileyle Yunanistan Parlamentosundan ev sahiplerimize teşekkür etmek istiyorum. Özellikle de Yunan heyeti başkanı Eftychios Damianakis?e bu semineri bu kadar güzel ve tarihi bir mekan olan ve demokrasinin doğum yeri olan Atina?da düzenleme konusundaki nazik teklifi için teşekkür ediyorum.

 

DAHA İYİ TEMSİL, DAHA FAZLA ÖZGÜRLÜK

Atina?da gerçekleştirdiğimiz toplantımız zamanında gerçekleştirilen bir toplantıdır ve bizlere Kuzey Afrika ve Orta Doğu?da devam etmekte olan gelişmeleri tartışmak için bir fırsat sağlamaktadır. Demokrasi ve demokratik yönetişimin yaygınlaştırılması, bu seminerin önemli bir temasıdır. Hepimiz, bölgedeki ülkelerin uzun zamandır var olan liderlerinin liderliklerini kaybetmelerine tanık olduk. Bu olaylar, dünya üzerinde özgürlüğünü aramayan bir ulus olmadığını göstermektedir. Orta Doğu, son birkaç hafta içerisinde olağandışı bazı olaylar yaşamaktadır ve bunlar dünyayı beklemediği bir anda şaşırtmıştır. Bu ayaklanmalar, daha çok genç ve eğitimli kişilerin önderliğinde gerçekleşiyor görünmektedir. Sivil toplum kendini internet yoluyla örgütlemekte ve otokratik rejimlere tepki göstermektedir. Haklar taleplerini dile getirmekte, haklarını, daha iyi koşullar, daha iyi temsil, daha fazla özgürlük, adalet ve demokrasi istemektedirler. Bilgi teknolojileri bu hareketlerde önemli bir rol oynamaktadır, bölge hakları, tercihlerinin diğer ülkelerdekiler kadar önemli olduğu talebinde bulunmaktadır.

 

SİYASİ SİSTEME KARŞI PROTESTOLAR

2010 GSM raporu, bu önemli dinamik başlıklara değinmiştir ?Orta Doğu ve Kuzey Afrika Haklarında Gençlik Ayaklanmalarının Etkileri? Rapordan aynen okuyorum;

?Internet, sosyal medya ve anında iletişim imkanlarının hızlı bir şekilde büyümesinin bu anlamda doğurduğu bazı etkiler vardır. Daha genç kişilerin bu iletişim türlerini kullanmaları daha olası olduğundan, bu kişiler zamanla kendi hayatları ile dünyanın diğer bölgelerinde yaşayan kişilerin hayatları arasındaki farklılıkların daha da farkında olacaktır. Bu da, kızgınlığı, siyasi sisteme karşı protestoları ve Avrupa?ya veya diğer bölgelere göçü tetikleyebilmektedir.?

 

GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYAN

Yoksul sosyoekonomik koşullar, yolsuzluk ve otokratik rejimin bulunduğu bir ortamdaki Tunus?ta görülen halk ayaklanması, Mısır, Libya ve halkın benzer sorun ve istekleri paylaştığı bölgedeki diğer ülkelerdeki olayların meydana gelmesini sağlayan kıvılcım niteliğindedir. Bölgedeki halk ayaklanmasının başlangıcından bu yana yapılan birçok analiz, ifade ve yazıları yakından takip etmekteyiz. Kanımca, bu olayların başlıca nedeni, bu ülkelerdeki hakların, insan onurunu sağlayan bir idare altında yaşama isteğinin bir sonucudur. Bölgede olup bitenlerin, bölgenin tarihinde geniş bölgesel ve küresel sonuçlar doğuracak bir dönüm noktasında olduğunu gösterdiğini düşünüyorum. Bu gelişmeler, değişimin kaçınılmaz ve geriye alınamaz olduğu ?geri dönüşü olmayan? bir aşamaya gelmiştir.

 

DEMOKRASİ VE ÖZGÜRLÜK

Uzun yıllar boyunca, bölgedeki otoriter rejimler istikrarlı görünmüştür, ancak özellikle de bu yüzyıl içerisinde durumun artık bu şekilde olmadığı açıktır. Bu da, demokrasi, özgürlük, insan hakları, refahın aslında evrensel değerler olduğunu ortaya koymaktadır. Bu durum, bölgenin uzun süredir geride kalmasına neden olmuş olan ?demokrasi korkusunun? artık terk edilmesinin ve bu ülkelerin tarihsel yolculuklarında onların yanında olunmasının çoktan vaktinin geldiğini göstermektedir. Bu halk hareketleri, bölgede ve bu ülkelerde fırsatlar ve aynı zamanda riskleri yaratabilir.

 

İKİ ÖNEMLİ SORUYLA KARŞI KARŞIYAYIZ

Bu değişikliklerin bu ülkeleri ne yöne doğru yönlendireceği ve NATO ve NATO PA?nin bu geçişin sorunsuz ve düzenli bir şekilde gerçekleşmesinin sağlanması için ne tür bir rol oynaması gerektiği. Euro-Atlantik bölgesinin ve Orta Doğu?nun güvenliği ve istikrarı birbiri ile yakından bağlantılıdır. Orta Doğu?daki istikrarsızlığın doğrudan Avrupa ve NATO üyesi ülkeler üzerinde etkileri bulunmaktadır. İlk öncelik, bu ülkelerde düzenin, güvenliğin ve istikrarın yeniden teminidir. Kısa vadede, herhangi bir şekilde şiddete başvurmaksızın sokakların taleplerine yanıt verilmesi en büyük öneme sahiptir. Uzun vadede ise, istikrar, halk desteği ve meşruiyetin kazanılması ile elde edilebilir.

 

TEŞVİK EDEBİLECEĞİMİZİ DEĞERLENDİRMELİYİZ

İnsanlar geri alınamaz değişimin somut kanıtlarını görmek istemekte ve sadece kozmetik değişikliklerle tatmin olmayacaklarının belirtilerini göstermektedirler. Bu talepler gereğince ele alınmalıdır. Geçiş sürecinin sürdürülebilirliğini sağlamak üzere, siyasi, hukuki ve ekonomik reformlarının aynı anda ve belirli bir zaman çerçevesi içerisinde başlatılması gerekmektedir. Bildiğiniz gibi NATO 1994 yılında Akdeniz Diyalogunu ve 2004 yılında İstanbul İşbirliği Girişimini başlatmış ve NATO Parlamenter Asamblesi, Akdeniz ve Körfez bölgelerindeki ülkeler ile diyalog ve işbirliğinin güçlendirilmesi için Akdeniz ve Orta Doğu Özel Grubunu oluşturmuştur. Ben NATO ve NATO PA?nin artık bölgeye yönelik yaklaşımlarını düşünmek zorunda olduğunu düşünüyorum. Bölgede olumlu gelişmeleri nasıl teşvik edebileceğimizi dikkatli bir şekilde değerlendirmeliyiz.

 

ENDİŞE VERİCİ BİR DURUM

Bizim aynı zamanda, NATO?nun bölgede güvenliğin arttırılmasında oynayabileceği rolü de, varsa, değerlendirmemiz gerekiyor. Libya?daki durum öngörülemeyen ve endişe verici bir durumdur. Parlamenterler olarak, Libya?ya ve halkın tepkisiyle karşı karşıya olan diğer ülkelere şiddete başvurmaktan kaçınmalarını ve bunun yerine barışçıl bir dönüşün süreci için yol ve yöntem bulunması amacıyla halkın taleplerinin açık ve yapıcı bir şekilde ele alınması gerektiğini hatırlatırız. Aramızda bölgenin siyaseti ve ekonomisi üzerinde birçok uzman var ve bizler bu konular ve diğer bazı konular hakkında düşüncelerini paylaşacaklar. Aynı zamanda, Orta Doğu ve Akdeniz bölgesindeki mevcut huzursuzluğun ne anlama geldiğini daha iyi anlamamıza yardımcı olmak amacıyla davet ettiğimizi uzmanlarımız ve milletvekilleri arasında açık bir tartışma süresi de ayırdık. Ben, böylesi seçkin bir uzmanlar grubunun bu tartışmalarımızı yönlendirmesinden dolayı büyük memnuniyet duyuyorum. Yapılacak çok şey var ve yapacağımız tartışmaları sabırsızlıkla bekliyorum? ifadelerinde bulundu.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —