SENUR ÜNVER


Acımak Sorunu


Kendini kullanıma kapatmak isteyen uzun, yıllanmış ve herkesin mecbur olduğu bir yolda yürüyorum. Uzaktan bakınca her şey normal; havada uçuşan şemsiyeler, annelerinden uzaklaşmak için akılsızca plan yapan hınzır çocuklar ve kapatıyoruz afişi asan bir sürü dükkân. Bir anda kendimi önemli bir devlet kademesindeymiş gibi düşlüyorum, bu sıradan insanları neyle besleyerek amacıma sürüklemek benim için daha kolay olurdu? Yetenekle deneyimin verdiği tecrübenin kalitesini ayırt edebilen zeki ve okumuş olanları da vardı elbet, ancak bu benim çoğunluğum değildi nasılsa.

Neyi silah olarak seçebileceğim konusunda çocukluktan kalma bir kararsızlık yaşıyorum önce, bazen iyice emin olmak için korkakça davranmak gerekir ne de olsa. İşte tam o anda bakınca dilenci kılıklı diyebileceğiniz ama eski uzun ceketinin altında yatan sağlam vücudunu seçebildiğim bir adam karşımdaki kaldırıma çöküyor, önüne siyah bir kumaş parçası açıp bağdaş kuruyor. Yanından sürekli insanlar gelip geçerken hiçbirinin yüzüne bakmak için kafasını kaldırmıyor, sanırım deneye deneye en masum duranın bu olduğunu anlamış. Kendine özgün bir disiplini var, ne gülüyor ne de ağlıyor, sadece gerektiği kadar acizleştiriyor duruşunu. Bu tablo benim için sıkıcı hale gelmeye başlayınca gözlerimi ondan tam alacakken esas hamlesini yapıyor; uzun ceketinin içine sakladığı ve asla kullanılamayacağı belli olan bastonunu çıkarıp önüne koyarak sergiliyor. Bunu yapar yapmaz ikinci hamle de karşı taraftan geliyor, neye benzediği önemli olmayan bir adam bozuk para atıyor siyah kumaşa. Vicdanını kullanmanın yenilgi olduğu bu davranışa onu iten sebep gün gibi ortada. Acımayı hadsizce tüm diğer duyguların içine bulaştırmak tıpkı bu dilenci gibi beni de başarıya ulaştırabilir diye düşünüyorum.

Bu milleti delice uydurduğum hikâyelerle ağlatarak bizim gibileri güldürebilirdim. Sanırım pek çoğu gözü yaşlı bir çocuk gördüğü zaman doğruyu yanlışı düşünmeyi bırakıp kısa vadede çözüm budur diyene varacaktır. O an kendimi kitleleri yöneten biri gibi görmeyi bıraktım, her şey netti. Dilencinin yanına gidip kulağına eğildim ve bastonu için üzülmediğimi söyleyip bozuk para bıraktım.

  • Pazar 36.1 ° / 18.3 ° Güneşli
  • Pazartesi 34.2 ° / 17.1 ° Güneşli
  • Salı 33.3 ° / 15.3 ° Güneşli