Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Mayıs ayı içerisinde 2011/?12 piyasa dönemi için bitkisel ürün denge tablolarını yayınladı. Bu tablolarda bir tarımsal ürün için hesaplanan yeterlilik dereceleri de verilmektedir. Yeterlilik Derecesi, yurtiçinde yapılan üretimin tüketimi (insan, hayvan ve endüstrinin bütün ihtiyaçlarını) ne oranda karşılayabildiğini gösterir. Bu değerin 100?den küçük olması üretimin yurt içi talebi tam olarak karşılayamadığını, 100`den büyük olması ise talebi karşıladığı gibi ihraç edilebilir ve/veya stoklanabilir miktarların varlığını gösterir. Şimdi ürün gruplarına göre yeterlilik derecelerine bakalım:
MEYVELER, SERT KABUKLULAR VE İÇECEK BİTKİLERİ
2011/?12 piyasa döneminde en yüksek yeterlilik derecesi meyvelerden turunçgillerde gerçekleşti. Turunçgiller üretiminde en düşük paya sahip greyfurtun yeterlilik derecesi yüzde 723,0 olurken, limon, mandalina ve portakalın yeterlilik dereceleri sırasıyla yüzde 251,0, 218,6 ve 122,9 düzeyinde oldu.
***
Diğer meyveler grubunda yer alan kayısı, incir, elma, nar ve üzümde kendine yeterliliğin oldukça yüksek olduğu görülüyor. Ayva, armut, çilek, erik, kiraz, şeftali ve vişnede kendimize yeterli olmakla birlikte, üretim ve tüketim değerleri nerdeyse birbirine eşit. Öte yandan dut ve muz üretiminde kendine yeterli değildir. Özellikle muz üretimimiz çok yetersiz. Yerli muz üretimimiz 201 bin ton, iç tüketimimiz ise 422 bin ton dolayında. Muz tüketimimizin ancak yarısını üretebiliyoruz. Geriye kalan miktar ise ithalatla karşılanıyor.
***
Sert kabuklu meyvelerde, 2011/?12 piyasa döneminde en yüksek yeterlilik derecesi yüzde 468,4 oranı ile fındıkla gerçekleşti. Sert kabuklular grubunda yer alan ve kendine yeterli olan diğer ürünler ise yüzde 102,9 oranı ile antepfıstığı ve yüzde 106,7 oranı ile kestanedir. Ancak ceviz ve badem üretimimiz yeterli değildir. Yeterlilik derecesi cevizde yüzde 84,6, bademde yüzde 82?dir. Üretimin tüketimi karşılamaması nedeniyle cevizde 46 bin ton, bademde 35 bin ton ithalat yapılmaktadır.
***
Günlük yaşamımızın her saatine girmiş olan çayda yeterlilik derecesi yüzde 98,4. Yani tüketimin büyük bir kısmı kendi üretimimizden karşılanmakla birlikte, 27 bin ton dolayında çay ithalatı yapılmaktadır.
SEBZELER
Sebzelerden, sadece taze bezelye (yüzde 75,4) ve kuru sarımsak (yüzde 95,2) üretiminde kendine yeterli değildir. Biber, domates, hıyar, kuru soğan ve havuç üretimi kendine yeterli olduğu gibi, önemli miktarlarda da ihraç yapılabilmektedir. Bunun dışındaki bakla, taze fasulye, ıspanak, lahana, marul, pırasa, semizotu, taze soğan, turp, bamya, patlıcan, karpuz, kavun gibi sebze ürünlerinde ise kendimize yeterli olmakla birlikte, üretim ve tüketim değerleri nerdeyse birbirine eşit.
TAHILLAR VE DİĞER BİTKİSEL ÜRÜNLER
Bu grupta yer alan ürünler, halkımızın ana besin kaynağı durumunda olması nedeniyle stratejik öneme sahiptir.
***
Toplam tahıl ürünlerinde, 2011/?12 piyasa döneminde yurtiçi üretimin yurtiçi talebi karşılama derecesi yüzde 99,9 olarak gerçekleşti. Toplam tahıl üretiminde en büyük paya sahip olan buğdayın yeterlilik derecesi yüzde 105,1, yem sanayinin en önemli girdilerini oluşturan arpanın yeterlilik derecesi yüzde 101,5 olarak gerçekleşti. Yani buğday ve arpada üretim ve tüketim değerleri nerdeyse birbirine eşit. Öte yandan çavdar, yulaf ve mısırda üretimimiz kendine yeterli değil. Mısırdaki açık her yıl 756 bin ton dolayındaki ithalatla kapatılmaya çalışılıyor.
***
Kuru baklagillerden, nohut ve kırmızı mercimekte üretim ve tüketim değerleri nerdeyse birbirine eşit. Öte yandan yeşil mercimekte yeterlilik derecesi yüzde 61,7, kuru fasulyede yüzde 83,4 olarak gerçeklemiş.
***
Son zamanlarda GDO?lu ithalatla kamuoyu gündemine gelen pirinç üretiminde de yeterlilik derecesi oldukça düşüktür (yüzde 72,8). Üretimin tüketimi karşılayamaması nedeniyle 2011/?12 piyasa döneminde 160 bin tona yakın pirinç ithalatı yapılmıştır.
***
Kendine zar zor yeterli olduğumuz ürünlerden olan patateste ve şekerpancarında, yeterlilik derecesi sırasıyla yüzde 100,2 ve 101,5 olarak gerçekleşmiştir.
***
Üretimde en sıkıntılı olduğumuz ürün grubu arasında yağlı tohumlar gelmektedir. Yurt içi talebin büyük kısmı ithalat ile karşılanmaktadır. Yağlı tohumlar ürün grubundan yeterlilik dereceleri ayçiçeği için yüzde 42,2, kolza için 49,6 ve soya için 5,4 düzeyinde gerçekleşmiştir. Üretimin tüketimi karşılayamaması nedeniyle 2011/?12 piyasa döneminde 2 milyon 700 bin ton ayçiçeği, 95 bin ton kolza, 1 milyon 800 bin ton soya ithalatı gerçekleştirilmiştir.
***
Bu tablolarda görülmemekle birlikte pamuk üretiminde de sıkıntılar yaşanmaktadır (bakınız 28 Mayıs 2013 tarihli yazım). Tekstil sektörünün ihtiyaç duyduğu pamuğun ancak yüzde 42?si ülkemizde üretilebilmektedir. Geriye kalan kısım ise başta ABD ve Yunanistan olmak üzere Türkmenistan, Hindistan, Brezilya, Tacikistan, Özbekistan gibi ülkelerden ithalatla karşılanıyor.
***
Görüldüğü gibi bazı tarım ürünlerinde kendimize yeterli değiliz. Oysaki Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının hazırladığı stratejik planlarda ??tarım ürünleri ile gıda maddelerinde arz güvenliğini sağlamak?? temel amaç ve hedefler arasında yer almaktadır. O halde bu planların kâğıt üzerinde kalmaması, kendimize yeterli olmadığımız tarımsal ürünlerde öncelikle yeterli konuma gelmemiz, üretim ve tüketim değerleri nerdeyse birbirine eşit olan tarım ürünlerinde ise herhangi bir arz riskiyle karşılaşmamak için üretimin daha yukarılara çekilmesi temel hedeflerimiz arasında yer almalıdır.




