Ülkemiz tekstil ve hazır giyim sektörü 2009 yılındaki küresel krizden sonra büyümesini sürdürüyor. 2010 yılındaki tekstil ve hazır giyim ihracatımız 20,5 milyar dolar, 2011 yılında 23,3 milyar dolar, 2012 yılından ise 23,5 milyar dolar düzeyinde gerçekleşmiştir. 2012 yılı, tekstil ve hazır giyim sektörü için bir nevi yatırım ve açılım yılı oldu. Bu yıl sektör temsilcileri yeni pazarlara açılarak dünyanın dört bir yanında 190?ın üzerindeki ülkeye tekstil ve konfeksiyon ürünleri ihraç eder konuma gelmişlerdir.
***
Hiç şüphe yok ki tekstilde yakalanan bu başarı, sektörün dinamik yapısından kaynaklanıyor. Sektöre yönelik 100 milyar dolara yaklaşan yatırım hacmi, Ar-Ge çalışmaları, moda, tasarım ve markalaşma konusunda edinilen tecrübeler Türk tekstil markalarının kalite bakımından dünya piyasalarında aranır hale getirmiştir. Nitekim AB gibi sosyal-kültürel düzeyi yüksek ülkelerin tekstil ve hazır giyim alanında ikinci tedarikçisi ülkesi Türkiye?dir.
***
Sektör temsilcileri tekstil ve hazır giyimde yaşanan bu ivmenin 2013 yılında da artarak devam edeceğini büyük bir umutla bekliyorlar.
***
Tekstil ve hazır giyimde bu gelişmeler yaşanırken, sektörün ana hammadde kaynağı durumundaki pamuk üretiminde tam tersi gelişmeler yaşanıyor. Pamuk üretiminin yoğunlaştığı Ege, Çukurova, Antalya ve Güneydoğu bölgelerinde çiftçilerimiz artık pamuk yetiştirmek istemiyor. Bu nedenle, pamuk üretimimiz yıldan yıla azalıyor. 2002 yılında 988 bin ton olan lif pamuk üretimimiz, yüzde 36 azalarak 2012 yılı itibariyle 630 bin tona düşmüştür. Bu üretim miktarı ile tekstil sektörünün ihtiyaç duyduğu pamuğun ancak yüzde 42?si karşılanabiliyor. Geriye kalan kısım ise başta ABD ve Yunanistan olmak üzere Türkmenistan, Hindistan, Brezilya, Tacikistan, Özbekistan gibi ülkelerden ithalatla karşılanıyor. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre pamuk ithalatı karşılığında ödediğimiz döviz miktarı 2011 yılında 1 milyar 922 milyon dolar, 2012 yılında ise 1 milyar 787 milyon dolardır.
***
Üretim maliyetinin yüksekliği, desteklerin yetersizliği, alım fiyatlarının 8 yıldan beri nerdeyse aynı düzeyde kalması çiftçilerimizin pamuk ekiminden uzaklaşmasına neden olmuştur. 2012 yılında ülkemizde 1 kg kütlü pamuğun maliyeti 0,82 dolarken, dünyada 0,33 dolardır. 2012 yılında kütlü pamuk alım fiyatı 1,42 TL olarak açıklanmıştır. Ancak piyasada kütlü pamuk hasat döneminde 1 TL?e ancak satılabilmiştir. Bu fiyatlar 8 yıl evvelinin fiyatlarıdır. Ayrıca prim, gübre, tohum, mazot, toprak analizi destekleri de kilogramda 50 kuruşu bulmamıştır. Pamuk üretim maliyetlerinin yüksek olması, desteklemelerin yetersizliği ve dolayısıyla dünya fiyatlarıyla rekabet edilememesi sonucu pamuk ekim alanlarında başka ürünlerin tercih edilmesi nedeniyle pamuk üretimimiz çok kritik bir seviyeye gelmiştir.
***
Pamuk, sadece tekstil sektörünün değil aynı zamanda yağ sektörünün de önemli bir hammaddesidir. Bu nedenle, yüksek katma değer yaratan pamuk üretiminde kendimize yeterli bir konuma gelmeliyiz. Bunun yolu da üretim girdilerinin maliyetlerinin düşürülmesinden ve üreticinin diğer ülkelerde olduğu gibi her bakımdan desteklenmesinden geçiyor.


